Hayatınızda size sıkıntı veren, hayatınızı daraltan her şey yargılarıdan kaynaklanır. Yargılarınızı bitirdiğinizde zihniniz değişir, hem bedeniniz hem de hayatınız değişir…

Yargıyı Bitir – Zihnini Değiştir, Bedenini Değiştir

Hangi ölçü, şekil, yaş ya da formda olursanız olun bedeninizden keyif almaya başlamanız nasıl bir şey olurdu? 
Eski kalıpları bırakıp yargıdan çıkarak bedeninizden keyif almaya başlayabilirsiniz. Ya bedeninizle tamamen farklı bir ilişki kurarak gerçekten arzuladığınız bedeninizi yaratabilseydiniz?

“ŞU ANDA BEDENİNİZLE NASIL BİR İLİŞKİNİZ VAR?”

Şu anda bedeninizle nasıl bir ilişkiniz var?

Güne, aynaya bakıp kendinizi yargılayarak mı başlıyorsunuz? Bedeninizle sürekli çelişki içerisinde misiniz? Bunun değişmesini ister misiniz?

Siz bedeninizle ilgili algınızı değiştirdikçe bu bedeninize değişmek için alan yaratır.

Ya bedeninizle ilgili tüm doğru ve yanlışların ötesine geçebilseydiniz? Ya bedeninizi alıp kabul etmeye istekli olsaydınız ve sizinle kurmaya çalıştığı iletişimi gerçekten dinleseydiniz? Bu, yeryüzündeki deneyiminizi değiştirir miydi? Hayal bile edemeyeceğini şekillerde yeryüzüne katkı olur muydu?
Bedenlerimiz yaşayan her şeyle yakından bağlıdır; bitkiler, hayvanlar ve Yeryüzü. Doğada ne kadar huzurlu olduğunuza hiç dikkat ettiniz mi? Orada hiç yargı yoktur, sadece bir alan ve izin duyusu. Ya bunu bedeninizle de yaşayabilseydiniz? Ya Yeryüzünün sizin için olduğu gibi siz de bedeninizi besleyip onun için şükran duysaydınız?

Daha özel bir seviyede, bedenlerimiz, sadece zihinlerimizle yapabileceğimizin ötesinde yaratmamız için bize yardımcı olacak bilgi ve farkındalıkla doludur. Access Consciousness’ın kurucusu Gary Douglas, bedenden, bize sürekli bilgi veren, bizim sıklıkla dinlemediğimiz ya da almadığımız, bir duyusal organizma olarak bahseder.

Sıklıkla, bedenlerimizden bilgi almaya istekli olmamamız bizi acı veya rahatsızlık algılama duygusuna götürür. Bedenimize, kendi arzu ettiğimiz şekle ya da ölçüye sokmaya zorladığımız ve savaştığımız düşmanımız gibi bakarız. Ya tam tersi doğruysa? 

“YA BEDENINIZ SIZIN BÜYÜK MÜTTEFİKİNİZ İSE?”
YA BEDENİNİZLE KONUŞABİLSEYDİNİZ VE ONA SORULAR SORABİLSEYDİNİZ? BEDENİNİZ HANGİ ŞEKİL VE ÖLÇÜDE OLMAK İSTER? BEDENİNİZ SİZE VE HAYATINIZA NASIL KATKI OLUR?
TARİH BOYUNCA BEDENİMİZDEN KENDİMİZİ AYIRDIK VE ONU OLDUĞUNDAN DAHA AZ GÖRDÜK. BU KİLİSE, TARİKATLAR, DİNLER VE BİR ÇOK KÜLTÜR TARAFINDAN BİZE İŞLENDİ. GELENEKSEL OLARAK BEDENLERİMİZ BİZİ LİMİTLEYEN VE “DAHA ÜSTÜN BİR RUHSAL SEVİYE”YE ULAŞMAMIZA ENGEL OLARAK GÖRÜLDÜ. YA BUNLARIN HEPSİ YALANSA?
YA BU BİZİ BEDENLERİMİZİN BÜYÜKLÜĞÜ VE OLASILIKLARININ FARKINDALIĞINDAN ALIKOYUYORSA?

Farklı bir olasılık mevcut. Biri bedeninizle birlik olmayı içerir. Ya bir daha asla bedeninizi ayırmak ya da yargılamak zorunda olmasaydınız? Ya bedeninizin sunduğu nezaketi, cömertliği ve farkındalığı almaya istekli olsaydınız? Bu hayatınızı genişleten bir şey mi olurdu?

Hangi şekil ya da ölçüde olursa olsun, yargıları bitirip bedeninizle mutlu olmak istiyorsanız Gary Douglas ve Dr. Dain Heer’in yıl boyu sürecek çok özel Obesite Kliniği telekonferansına katılmakla ilgilenebilirsiniz. 12 ay boyunca ayda 2 görüşme için 5 Kasım’a kadar kaydolabilirsiniz. Detaylı bilgi için burayı tıklayın.

Çeviri: Tuğba Oksal

Yazının orijinalini okumak için burayı tıklayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir